Geçen yıl bu zamanlar çok kötüydüm. Hayat damarlarımdan biri kopmuştu. Şimdi daha az kötüyüm. Damar yerine bir pipet iliştirmişim de akışı yarım yamalak o şekilde sağlıyorum. Önce uzaklığa ve özlemlerime göre sınıflandırmak istedim ama bu soyutluğu tarif edecek kabiliyette değilim. Üç yıl, bir ay ve üç gün boyunca mevsimlerine ayırdım İstanbul’dan çıktıktan sonra üstlendiğim ne … Okumaya devam et 313
Genel
Loch yani Delik
Çok yıllar evvel söylemiştim, hayatımı sık sık altüst ediyorum, çiğ kalan yerlerim de pişsin diye. Ama kendimi tavadaki ateşin büyüsüne kaptırıp biraz fazla pişirmiş olabilirim. Derin bir yanık tadı geliyor. Bu torna beni benden aldı, bambaşka bir adam oydu geriye kalan madeni kütleden. Çok acıklı şeyler de yaşandı. Birkaç saat dursanız tüm cilanızın döküleceği yerlerde hayatta kaldım dört yıl.
Klinik Bulgu
On altı mevsim oldu bugün. Sevdiğim ne varsa hafızamda kalan bir resme dönüşeli. Zamanı da kendim gibi ilaçlarla bastırıyorum. Duvarlar konuşmasa da bazen mimiklerini görüyorum. Ve ben yine, yıllar önce sorduğum bir soruyu soruyorum kendime: Biz hangi günahın tohumuyuz? Tavan ve yitenler bir. Pervane hâlâ dönüyor. Kan kokusu hiç gitmiyor burnumdan. Belki de gidecek başka … Okumaya devam et Klinik Bulgu
Eriyik
Bir tuhaflık var.Bu yaşıma kadar kendimi gizlemek için üzerime sardığım ne varsa uçup gitmiş. Çıplak kalmış gibi hissediyorum. Bir kırılma yaşadım. Tuz buz oldu içinde saklandığım kabuk. İlk başlarda alev gibi bir şeydi; yakıcıydı. Ama arındıran bir yanış oldu bu. Benliğimin, hatta fiziğimin yeniden şekillendiğini, çevreyi ve dünyayı algılama şeklimin değişmesini izliyorum şimdilik. Mümkün olduğu … Okumaya devam et Eriyik
Ben Mesela, ooOoo Şayir Batuhan – 1
Hayatla İlk Temas Beter Böcek’e benzeyen bir canavar hücum ediyor üstüne. Korkuyla gözlerini açıp çıkıyor rüyasından. Gözlerini açar açmaz, sanki gördüklerinden tiksinmiş gibi, kusuyor akşam yediği yoğurtlu bulgur pilavını. Ateşi o kadar çok ki, ne olduğuna dair bir fikri olmamasına rağmen ateşi olduğunu biliyor. Güç bela kalkıyor ayağa beşiğin içinde. Demir, boyundan biraz kısa. Karanlığın … Okumaya devam et Ben Mesela, ooOoo Şayir Batuhan – 1
Ben Mesela, ooOoo Şayir Batuhan – 101
"Mermer bir kayıkla geri döndükdiğer yarısına acının,usulca çekildi deniz,son bulduk, yenildik."-Kaan İnce Bir şey yapma isteği doğdu içimde. Hatırladığım ilk anımdan bugüne doğru hatırladığım şeyleri yazdığım bir seri yapacağım. Kaç tane olur, bilmiyorum. Ben Mesela, ooOoo Şayir Batuhan olacak ismi. Oradaki “ooOoo” bir nida olarak kullandığımız “ooOoo”. Örnek: “ooOoo yakıyorsun…” öyle bir “ooOoo”. Ben Mesela, … Okumaya devam et Ben Mesela, ooOoo Şayir Batuhan – 101
Bu Bahar Vahşi İndi Biraz
Bu defa fena tartakladılar beni. Yerlerde sürüklendim. Belki denk getiremezler, dedim; ama ameliyatlı yerlerime de denk geldi hep. Gözlerim ağrıyana kadar ağladım önce. Sonra ne tekme duruyor ne ben. Ne yapayım, susarak çekildim kendime. Yani, bu da nereden baksan adımın bir cinayete karışmasıdır. Şimdi uzansam bir mezarın yanına bir sigara içimi süresince. Sizin oralardan bahset … Okumaya devam et Bu Bahar Vahşi İndi Biraz
Yedi Kurşun Sıktım Hepsine
Yedi Uğurlu Sayımdır diye Bugün fark ettim ki son 4 yıldır hiç denecek kadar az fotoğrafımı paylaşmışım hep sosyal medyada falan. Sonra aslında bildiğim ama o anda bir kez daha fark etmek zorunda kaldığım bir şeyi gördüm fotoğraf çekecek dahi bir kimse yok yanımda. Üzüldüm biraz açıkçası halime. Sonra da amaaan siktir et ölmüşlerine koyayım … Okumaya devam et Yedi Kurşun Sıktım Hepsine
Bir Tren Yolculuğu Yaptık Bir Gün, Aklımızı Falan Yedik
İyi günler çok uzakta By ChingizMirzeyev Hollanda’ya gitmiştim. Bir tren yolculuğu yapmak için. Biraz da afedersin narkotik turizmi yaparız gibisinden arzular vardı. Soğuk bir kış günüydü üstelik. Attila İlhan’ın St. Michel’den bahsederken tarif ettiği bakır çalığı göğün aynısından orada da vardı. Demek ki genel olarak buralarda böyle demiştim. Sokaklarda dolaşırken aslında daha çok kendi içimde … Okumaya devam et Bir Tren Yolculuğu Yaptık Bir Gün, Aklımızı Falan Yedik
Çoğalan Bir Enkaz
Birazdan okuldan gelecek hergele. Üstünü başını çıkardığı yerde bırakıp mutfaktan bir yarım ekmek arası kayıntı kapatarak sokağa fırlayacak. Top peşinde koşturacaklar öğlen sıcağında. Belki üzerine paslı çiviyle adını kazıdığı bilyalısı bekliyor kapıda. Ertesi gün açığa çıkacağını bile bile ödevinin olmadığını söyleyecek kadar gözü pek enayinin. Sonra gelecek önce Ozmo’yu izleyecek. Seviyor Captain Boot’un huysuzluğunu. Onun … Okumaya devam et Çoğalan Bir Enkaz