Dedde, kendi içerisinde tutturamadığı dengeleri bu sefer tam tersine çevirerek kaldığı yerden devam ediyor; mistiğin, bağ bozumunun ve her şeyin dışında olanın anlatıldığı roman okuyucularını yazarın tehlikeli ve intihara açık odalarına davet ediyor.
Tanıtım Bülteni
gibi bir tanıtım metni ile 3 Nisan 2014 tarihinde 6.45 etiketi ile ben asker ocağındayken yayınlanan kitap, şahsımın 6. kitabı oluyor. Hiç unutmam, sabah uyanmış ve Facebook’ta kitabın çıktığını görmüştüm. Değişik bir duyguydu. Kitabın iç kapağında ‘o şimdi asker’ yazar, bunu da birkaç ay sonra fark ettim. Böyle de dikkatli biriyimdir, benden kaçmaz.

Kitabı 2 yılda tamamladım, tamamlamaya çalışırken çok çalkantılı bir hayat yaşadığım, bu çalkantılı hayatın bulantısını istemeden de olsa kitaba sindirdiğim bir çalışmaydı. Gerçekten romanı tasarlarken, hiç içindeki gibi şeyler yazacağımı düşünmemiştim. Bir noktadan sonra hayatım ve planlarım kontrolden çıktı. Bazı yerlerini vay be, diyerek, bazı yerlerini “ya şimdi buna ne gerek varmış burada anten” diyerek okumuştum. Kimi noktalarından haz etmesem de, sevdiğim bir romanım. Hatta 2020 yılının Ekim-Kasım ayı gibi bitmesini planladığımız bir Almanca çevirisi yapılıyor. Başka bir dilde yayımlanacak ilk romanım olacak sanıyorum ki. Ayrıca bu romanın içindeki bazı bölümler 15 Temmuz 2016’da az daha gerçek oluyordu. Tırsmıştım. Başarılı olunsaydı muhtemelen yazdıklarımdan dolayı, kampa çevrilen bir stadyumun bir köşesinde kurşuna dizerlerdi beni de.
Tek baskı gören bu romanın kapağını da yine Erol Egemen yapmıştır. İyi ki.