Cinnet Mahallesi

Görsel: Berk Öztürk
dinle, ey sevgili benliğim;
önce çocukluğumu öldürdüler
fısıltı gibi yaşamaya hüküm giydim
bileklerimde çaresiz takılar
damlardan damlara olmasa da
kâbuslardan kâbuslara atladım
iki kanadımın ortasında bir mühür
peygamber değilim ama olabilirdim
hayatım odun gibi yanıyor
izliyor, izliyor, izliyorum
bu hapishane benden müteşekkil
değişeni yok hep tekrar manzaralar
ayaklarımın altında
çiçekler, dikenler ve çatışmalar

dinle, ey sevgili cinnetim;
her şeyi alıp götürdüler
düştüm içime bir kar yağışı gibi
bütün gürültüyü emerek
korktum ötüşünden baykuşların
bir böcek gibi çaresiz kaldım
beni kırıp döktüler
öylesine bir duvar gibi
ben yarattım zincirlerimi
kırmaya gücü yetmeyen de yine benim
ilk şarkıdan beri var bu yorgunluk
o dağların rüzgârlarını ezber ederken
şahitlerimi oydum ağaçlardan kendi ellerimle
ağır tartan bir örüntü kalbimde
aynada tanığı olduğum o ölümcül mucize,
ben bu kültüre çok yabancıyım.

dinle, ey sevgili karanlığım;
kalın bulutları yırtan bir ışık gibi
öyle yorgun düşüyorum toprağa
sigara dumanıyım, 
yayılıyorum kentin sokaklarına
ağzımda tarihi bir sessizlik
ben bu plastik tadını biliyorum
katil olmak kimlik gerektirdiğinden
benlik deyip tıkıştırdılar seni içime
adın en çok sirenlerle güzelleşiyor
yıldızlar, yıldızlar bir şeyler anlatmaya çalışıyor
kıyamet, kıyamet üzerime kopuyor
kiralanmış bir katil gibi 
ve sonunda kuzu kurdu yedi
karganın tilkiyi başından vurması gibi
sonuçta yaşama kaygısı epeyce derindi.

dinle, ey sevgili kendim;
tahta radyoda en sevdiğin şarkı çalıyor.



Bölüm Sonu Canavarı (Gerçek bir canavardır, önlem alarak dinlemenizi öneririm)

Bir Cevap Yazın